Anayasa m.40/1, 'Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.' hükmünü içerir. Bu hüküm ile AİHS m.13'te düzenlenen 'etkili başvuru hakkı' arasındaki benzerlik ve farkları, metindeki analiz çerçevesinde değerlendiriniz. Anayasa m.40, tek başına AYM'ye yapılacak bir bireysel başvuruda temel bir hak olarak ileri sürülebilir mi?
Anayasa m.40/1 ile AİHS m.13 arasında amaç ve içerik bakımından büyük bir paralellik bulunmaktadır. Her ikisi de, bir temel hak ihlali iddiası karşısında, bireye bu ihlali giderebilecek ulusal bir makama başvurma imkanı tanınmasını güvence altına alır. **Benzerlik:** Her iki hükmün de temel amacı, hak ihlallerinin sadece kağıt üzerinde kalmamasını, bu ihlallere karşı pratik ve etkili çözüm üretebilecek iç hukuk yollarının mevcut olmasını sağlamaktır. **Fark:** Metindeki analize göre, aralarındaki en belirgin fark terminolojiktir. AİHS m.13, 'etkili bir yola başvurma hakkı' ifadesini açıkça kullanırken, Anayasa m.40 'yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkı' ifadesini kullanır. AİHS'teki 'etkililik' vurgusu daha nettir. **AYM'ye Başvuru:** Anayasa m.40, tek başına ve bağımsız bir temel hak olarak AYM'ye bireysel başvurunun konusunu oluşturmaz. Bu hak, 'katalog dışı' bir hak değil, diğer temel hakların korunması için bir 'güvence' veya 'usuli' bir haktır. Bireysel başvuruda, öncelikle Anayasa'da sayılan temel haklardan birinin (yaşam hakkı, mülkiyet hakkı vb.) ihlal edildiği iddia edilmeli, ardından bu ihlale karşı iç hukukta etkili bir başvuru yolu bulunmadığı veya mevcut yolların etkisiz kılındığı belirtilerek, Anayasa m.40'ın da bu temel hakla bağlantılı olarak ihlal edildiği ileri sürülmelidir. Yani, Anayasa m.40, ancak başka bir temel hakla bağlantılı olarak (accessorily) ileri sürülebilir. AYM, başvuruyu bu bağlantı içinde inceler.