Bir trafik kazasında, ehliyetsiz bir sürücünün kusuru olmaksızın, tamamen karşı tarafın kusuruyla bir kaza meydana gelmiştir. Bu durumda, ehliyetsiz sürücünün sadece ehliyetsiz araç kullanmaktan dolayı idari para cezası ile sorumlu tutulması, kazadan doğan hukuki ve cezai sorumluluğu açısından bir anlam ifade eder mi? 'Kusur' ve 'illiyet bağı' kavramları çerçevesinde bu durumu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148512

Bu durumda ehliyetsiz sürücünün, kazadan doğan hukuki (tazminat) ve cezai (taksirle yaralama/öldürme) sorumluluğu doğmaz. Sorumluluk, iki temel unsura dayanır: 'kusur' ve 'illiyet bağı'. **Kusur:** Bir kişinin hukuka aykırı bir sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için, o sonucun meydana gelmesinde bir kusurunun bulunması gerekir. Olayda, kazanın oluşumunda ehliyetsiz sürücünün herhangi bir trafik kuralı ihlali (hız, şerit ihlali vb.) bulunmamaktadır. Kusur, tamamen karşı taraftadır. **İlliyet Bağı:** Hukuka aykırı eylem ile zarar arasında bir neden-sonuç ilişkisi olmalıdır. Sürücünün 'ehliyetsiz olması' bir hukuka aykırılıktır ve bu nedenle idari para cezası alır. Ancak, bu hukuka aykırılık (ehliyetsizlik), kazanın nedeni değildir. Kaza, sürücü ehliyetli olsaydı bile, karşı tarafın kusurlu eylemi nedeniyle yine de meydana gelecekti. Dolayısıyla, ehliyetsizlik eylemi ile kaza sonucu (zarar) arasında uygun illiyet bağı yoktur. Bu bağ, karşı tarafın kusurlu fiili tarafından kesilmiştir. Sonuç olarak, ehliyetsiz sürücü sadece ehliyetsiz araç kullanma kabahatinden (KTK m.36) dolayı idari para cezası ile sorumlu olur. Kazadan kaynaklanan tazminat borcu veya taksirle yaralama/öldürme suçunun cezai sorumluluğu, kazaya kusuruyla sebep olan karşı tarafa ait olur.