5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.91/5, gözaltına alınan kişiye veya yakınlarına, bu tedbire karşı 'sulh ceza hâkimine başvurma' hakkı tanımaktadır. Bu başvurunun hukuki niteliği nedir ve bu yolun 'etkili bir başvuru yolu' olarak kabul edilebilmesi için hâkimin denetiminin kapsamı ne olmalıdır?
CMK m.91/5'te düzenlenen bu başvuru, bir 'itiraz' niteliğindedir ve Anayasa m.19/8 ile AİHS m.5/4'te güvence altına alınan 'yakalanan veya tutulan herkesin, yakalanma ve tutulmasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir sürede karar verilmesi ve yasaya aykırı ise salıverilmesi için bir mahkemeye başvurma hakkı'nın (habeas corpus) somut bir görünümüdür. Bu yolun 'etkili' kabul edilebilmesi için, sulh ceza hâkiminin yapacağı denetimin sadece şekli bir incelemeyle sınırlı kalmaması gerekir. Hâkimin denetiminin kapsamı şunları içermelidir: **1) Yakalama ve Gözaltı Şartlarının İncelenmesi:** Hâkim, gözaltı kararının CMK m.91/2'deki şartlara, yani 'somut delil' ve 'zorunluluk' kriterlerine uygun olup olmadığını maddi olarak denetlemelidir. Sadece kolluğun veya savcının 'şartlar var' demesiyle yetinmemelidir. **2) Sürelerin Kontrolü:** Gözaltı süresinin yakalama anından itibaren kanuni sınırları (24 saat, 4 gün vb.) aşıp aşmadığını kontrol etmelidir. **3) Hukuka Uygunluk Denetimi:** Yakalama ve gözaltı sırasında, şüphelinin diğer haklarının (müdafi yardımı, susma hakkı, sağlık kontrolü vb.) ihlal edilip edilmediğini incelemelidir. **4) Salıverme Yetkisi:** Hâkim, inceleme sonucunda gözaltı tedbirinin hukuka aykırı veya gereksiz olduğuna kanaat getirirse, şüphelinin derhal salıverilmesine karar verme yetkisine sahip olmalıdır. Eğer hâkimin denetimi bu unsurları kapsamıyor, sadece evrak üzerinde şekli bir kontrolle sınırlı kalıyorsa, bu başvuru yolu etkili olmaktan çıkar ve kağıt üzerinde kalan bir güvenceye dönüşür.