5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.91/4, kolluk amirlerine, suçüstü halinde ve belirli katalog suçlarda, Cumhuriyet savcısının kararı olmaksızın 48 saate kadar gözaltı yetkisi vermektedir. Bu düzenlemenin, CMK'nın genel sistematiği içinde Cumhuriyet savcısının 'soruşturmanın tek hakimi' olma (CMK m.160-161) ilkesiyle olan ilişkisini ve bu yetkinin adli kolluğa devredilmesinin olası sakıncalarını tartışınız.
CMK m.91/4'te düzenlenen 'kolluk gözaltısı', CMK'nın genel sistematiği ve Cumhuriyet savcısının soruşturmadaki merkezi rolüyle belirgin bir gerilim içindedir. **CMK'nın Genel Sistematiği:** CMK, soruşturma evresinin yürütülmesi ve yönetilmesi yetkisini münhasıran Cumhuriyet savcısına vermiştir (m.160). Adli kolluk, savcının emri altında çalışan ve onun talimatlarını yerine getiren bir organdır (m.161). Gözaltı gibi kişi hürriyetini kısıtlayan en önemli tedbirlerden birinin kararının da kural olarak savcıya ait olması, bu sistemin bir gereğidir. **CMK m.91/4'ün Yarattığı Durum:** Bu fıkra, belirli (genellikle terör, örgütlü suçlar gibi ağır) suçlarda, bu genel kurala önemli bir istisna getirerek, gözaltı kararı verme yetkisini doğrudan kolluk amirlerine devretmektedir. Bu, savcının 'soruşturmanın tek hakimi' olma ilkesini zedeleyen bir durumdur. Soruşturma henüz savcıya intikal etmeden, kolluk kendi inisiyatifiyle bir kişiyi 48 saate kadar özgürlüğünden mahrum bırakabilmektedir. **Olası Sakıncalar:** 1) **Keyfilik Riski:** Gözaltı gibi ağır bir tedbirin, yargısal bir makam olan savcı yerine, idari bir organ olan kolluk tarafından takdir edilmesi, keyfi uygulamalara ve insan hakları ihlallerine zemin hazırlama riski taşır. 2) **Denetim Eksikliği:** Savcı sürece daha geç dahil olduğu için, gözaltının ilk anlarındaki hukuka uygunluk denetimi zayıflamaktadır. 3) **Adli ve İdari Görevlerin Karışması:** Adli kolluk, bu yetkiyi kullanırken adli bir görev ifa etse de, temel olarak bir idari organdır. Bu durum, adli ve idari görevler arasındaki ayrımı belirsizleştirme potansiyeli taşır. Metinde de belirtildiği gibi, bu hüküm güvenlikçi bir yaklaşımla kanuna eklenmiş olup, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden bir taviz niteliğindedir.