5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308/A, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcılığına, BAM ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı itiraz yetkisi tanımaktadır. Metin yazarı, bu itirazın incelenmesi sürecinde 'BAM başsavcılığını temsilen duruşma savcısının, başsavcılık itirazına ilişkin daire incelemesine katılması gerektiğini' önermektedir. Bu önerinin, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından gerekçeleri neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148503

Metin yazarının bu önerisinin temelinde, istinaf ve temyiz süreçleri arasındaki usuli bir fark yatmaktadır. Temyiz incelemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya bir 'tebliğname' sunarak görüşünü bildirir ve taraflar bu tebliğnameye karşı beyanda bulunabilirler. İstinaf incelemesinde ise kural olarak böyle bir tebliğname usulü yoktur ve yargılama genellikle dosya üzerinden yapılır. BAM Başsavcısının itirazı (CMK m.308/A), olağanüstü bir yoldur ve itiraz edilen dairenin kendi kararını yeniden gözden geçirmesini gerektirir. Yazarın önerisi, bu gözden geçirme sürecinin daha 'çelişmeli' bir hale getirilmesini amaçlar. Önerinin gerekçeleri şunlar olabilir: **1) Çelişmeli Yargılama İlkesi:** İtirazı yapan makamın (Başsavcılık), itirazın incelendiği platformda (daire incelemesi) kendi argümanlarını sözlü olarak da sunma ve savunma imkanına sahip olması, yargılamanın çelişmeli niteliğini artırır. **2) Silahların Eşitliği:** Her ne kadar bu aşamada karşı tarafta sanık veya müdafii bulunmasa da, kararı veren dairenin kendisi bir nevi 'savunma' pozisyonundadır. Başsavcılığın temsilcisinin incelemeye katılması, itirazın nedenlerinin daha etkin bir şekilde tartışılmasına ve dairenin, itirazı reddetme veya kabul etme kararını daha sağlıklı bir zeminde vermesine olanak tanır. Bu, özellikle duruşmasız yapılan incelemelerde, sadece yazılı metinler üzerinden değil, canlı bir tartışma ortamında kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayarak adil yargılanma hakkına hizmet edeceği düşüncesine dayanır.