4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce Anayasa'ya aykırı bulunmamış olması, Yargıtay'ın aynı maddeyi Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca AİHS'e aykırı bularak uygulamamasına engel midir? Soyut norm denetimi ile somut norm denetimi (def'i yolu) veya Anayasa m.90 uygulamasının farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148495

Hayır, engel değildir. AYM'nin yaptığı 'soyut norm denetimi' ile mahkemelerin yaptığı 'somut norm denetimi' (itiraz/def'i yolu) veya Anayasa m.90/son fıkrası uygulaması birbirinden farklı mekanizmalardır ve farklı sonuçlar doğurur. **Soyut Norm Denetimi:** Anayasa Mahkemesi, bir kanun hükmünün Anayasa'nın lafzına ve ruhuna genel olarak aykırı olup olmadığını denetler. AYM'nin TMK m.187'yi Anayasa'ya aykırı bulmaması, bu hükmün Anayasa'ya uygun olduğu yönünde genel bir tespittir. Bu karar, kanunu yürürlükte tutar. **Anayasa m.90/son Fıkrası Uygulaması:** Bu, bir uygunluk denetimi değil, bir 'uygulama önceliği' kuralıdır. Yargıtay veya ilk derece mahkemesi, önüne gelen somut uyuşmazlıkta, Anayasa'ya uygun bulunan bir kanun hükmünün, temel haklara ilişkin bir uluslararası antlaşma hükmüyle çatıştığını tespit edebilir. Bu durumda mahkeme, kanunu iptal etmez, sadece o somut olayda uygulamaktan kaçınarak, çatışan uluslararası antlaşma hükmünü doğrudan uygular. Yargıtay'ın kadının soyadı kararında yaptığı tam olarak budur. TMK m.187'yi Anayasa'ya aykırı bulmamış, ancak AİHS'e aykırı bulduğu için somut olayda uygulamamıştır. Dolayısıyla, AYM'nin soyut norm denetimi kararı, mahkemelerin Anayasa m.90/son uyarınca uluslararası antlaşmalara öncelik verme görevini ortadan kaldırmaz. İki denetim yolu farklıdır ve birbirine engel teşkil etmez.