6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'un 9. maddesi, aracı hizmet sağlayıcıların (e-ticaret platformları) 'içerikleri kontrol etme yükümlülüğünün olmadığını' düzenlemektedir. Bu 'güvenli liman' (safe harbor) kuralının ardındaki temel rasyonalite (mantık) nedir? Bu kuralın, 'uyar-kaldır' (notice and take-down) sistemiyle olan ilişkisini açıklayınız.
6563 sayılı Kanun m.9'daki 'güvenli liman' kuralının ardındaki temel rasyonalite, hem ticari hayatın akıcılığını sağlamak hem de fiili imkansızlıkları göz önünde bulundurmaktır. Milyonlarca ürün ve içeriğin yüklendiği e-ticaret platformlarının, her bir ürünün veya içeriğin hukuka uygunluğunu (sahte olup olmadığını, telif hakkı ihlal edip etmediğini, sağlığa zararlı olup olmadığını vb.) önceden denetlemesi fiilen imkansızdır. Böyle bir yükümlülük getirilmesi, platformların işleyişini durma noktasına getirir ve elektronik ticaretin gelişimini engellerdi. Kanun koyucu bu nedenle, birincil sorumluluğu içeriği sağlayan veya malı satan satıcıya bırakarak, aracı hizmet sağlayıcıyı kural olarak sorumsuz kılmıştır. Ancak bu sorumsuzluk mutlak değildir ve 'uyar-kaldır' sistemiyle dengelenmiştir. 'Uyar-kaldır' sistemi, güvenli liman kuralının bir tamamlayıcısıdır. Buna göre, aracı hizmet sağlayıcı, platformdaki bir içeriğin hukuka aykırı olduğu konusunda hak sahibi veya yetkili bir makam tarafından usulüne uygun olarak uyarıldığında, bu hukuka aykırı durumdan haberdar olmuş sayılır. Bu andan itibaren, hukuka aykırı içeriği makul bir sürede platformdan kaldırmaz veya erişimi engellemezse, artık sorumsuzluk kalkanından yararlanamaz ve doğan zarardan müteselsilen sorumlu hale gelir. Yani, pasif konumu aktif bir bilme durumuna dönüştüğünde sorumluluğu başlar.