Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilamın (örneğin, boşanma kararı) borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesince iptal edilmesi gerekmektedir. Bu şikayetin süreye tabi olup olmadığını ve 'kamu düzeni' ile olan ilişkisini açıklayınız. İcra müdürünün bu durumu re'sen gözetme yetkisi var mıdır?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilamın takibe konulması, kanunun emredici hükmüne aykırı, kamu düzenini ilgilendiren bir usulsüzlüktür. Bu nedenle, bu duruma karşı yapılacak şikayet, İİK m.16'da öngörülen genel 7 günlük süreye tabi değildir; 'süresiz şikayet' hakkı söz konusudur. Borçlu, takibin her aşamasında bu hukuka aykırılığı ileri sürerek takibin iptalini isteyebilir. Bu durumun 'kamu düzeni' ile ilişkisi, HMK'da sayılan bu istisnaların (kişiler ve aile hukuku, taşınmazın ayni hakları vb.) toplumun temel yapısını, hukuki istikrarı ve sicillerin güvenilirliğini koruma amacı gütmesinden kaynaklanır. Bu kuralların ihlali, sadece tarafların menfaatini değil, kamunun genel menfaatini de zedeler. İcra müdürünün bu durumu re'sen (kendiliğinden) gözetme yetkisine gelince; doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi, icra müdürünün takibin esasına ilişkin bir değerlendirme yapamayacağı, ilamın kesinleşip kesinleşmediğini denetleme görevinin bulunmadığı yönündedir. Müdür, kendisine sunulan ilamı icraya koymakla yükümlüdür. Bu hukuka aykırılığın tespiti ve takibin iptali yetkisi, şikayet üzerine icra mahkemesine aittir. Dolayısıyla, icra müdürü re'sen reddedemez, ancak borçlu süresiz şikayet hakkını kullanarak takibi iptal ettirebilir.