Bir trafik kazası neticesinde verilen zararın tazmini için açılan davada, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih nasıl belirlenir? 2918 sayılı KTK m.99 ve ZMSS Genel Şartları uyarınca, sigortacıya dava açılmadan önce başvurulmuş olması ile doğrudan dava açılması arasındaki farkı, faizin başlangıç tarihi açısından açıklayınız.
Sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, yani borcunu ödemede geciktiği tarih, faizin işlemeye başlayacağı tarih olması bakımından önemlidir ve bu tarih, dava öncesi sürece göre değişir: **1) Dava Açılmadan Önce Sigortacıya Başvurulmuşsa:** 2918 sayılı KTK m.99 ve ZMSS Genel Şartları'na göre, zarar görenin, kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm bilgi ve belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren, sigortacının tazminatı ödemek için 8 iş günü süresi vardır. Sigortacı bu 8 iş günlük sürenin sonunda ödeme yapmazsa, bu sürenin bittiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır. Bu durumda, hükmedilecek tazminata, bu temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilir. **2) Doğrudan Dava Açılmışsa:** Eğer zarar gören, sigortacıya hiç başvurmadan veya başvuru sürecini tamamlamadan doğrudan dava açarsa, sigortacı dava açıldığı tarihe kadar borcundan ve miktarından haberdar edilmemiş sayılır. Bu durumda, temerrüt tarihi 'dava tarihi' olarak kabul edilir. Mahkeme, hükmedeceği tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/11310 E. sayılı kararında da, davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediği, bu nedenle faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği belirtilerek bu ilke teyit edilmiştir. Kısacası, önceden başvuru yapılması, faizin daha erken bir tarihten itibaren işlemeye başlamasını sağlar.