CMK m.75/8, 'Bu madde hükümleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesindeki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler saklıdır.' demektedir. Bu 'saklı tutma' hükmünün, genel kanun (CMK) ile özel kanun (KTK) arasındaki ilişki açısından anlamı nedir? Bu hüküm olmasaydı, trafik denetiminde alkol ölçümü ve kan alınması nasıl bir hukuki sorunla karşılaşırdı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148478

CMK m.75/8'deki bu hüküm, 'özel kanunun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesinin kanun koyucu tarafından açıkça teyit edilmesidir. Genel kanun niteliğindeki CMK, tüm suçlar için geçerli genel usul kurallarını belirlerken, özel kanun niteliğindeki KTK, sadece trafikle ilgili suç ve kabahatler için özel usul kuralları getirebilir. Bu 'saklı tutma' hükmü, KTK'nın 48. maddesindeki alkol denetimine ilişkin özel düzenlemelerin, CMK m.75'teki genel düzenlemelerden (örneğin, iç beden muayenesi için hâkim kararı gerekliliği gibi) etkilenmeden, kendi özel şartlarıyla uygulanmaya devam edeceğini güvence altına alır. Bu hüküm olmasaydı, ciddi bir hukuki sorun ortaya çıkardı: KTK m.48'e göre yapılan alkol ölçümü veya kan alınması, vücut bütünlüğüne bir müdahale olduğu için CMK m.75 kapsamında bir 'iç beden muayenesi' veya 'vücuttan örnek alma' olarak yorumlanabilirdi. Bu durumda, her trafik denetiminde alkol şüphesi üzerine sürücüden kan almak için CMK m.75'teki katı prosedürün (hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca varsa savcı kararı ve onayı) uygulanması gerekirdi. Bu, trafik denetimlerinin etkinliğini tamamen ortadan kaldırır, binlerce sürücü için hâkim kararı alınmasını gerektirerek sistemi işlemez hale getirirdi. Dolayısıyla m.75/8, KTK'daki pratik ve hızlı denetim mekanizmasının hukuki geçerliliğini koruyan hayati bir hükümdür.