5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesine göre Mavi Kart sahipleri, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan 'aynen' yararlanmaya devam ederler. Bu 'aynen yararlanma' ilkesi, Mavi Kartlı kişinin Türkiye'deki bir taşınmazını satarken, yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kısıtlamalara (örneğin, askeri yasak bölgelerdeki kısıtlamalar) tabi olup olmayacağı anlamına mı gelir? Bu durumu, Mavi Kart'ın sağladığı statü açısından yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148472

Hayır, Mavi Kart sahibi kişi, yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kısıtlamalara tabi olmaz. 5901 sayılı Kanun m.28'deki 'aynen yararlanma' ilkesi, Mavi Kart sahiplerini, kanunda sayılan istisnalar (seçme-seçilme vb.) dışında, hak ve yükümlülükler açısından Türk vatandaşlarıyla aynı hukuki statüye tabi kılar. Bu, bir nevi 'vatandaş gibi muamele görme' statüsüdür. Mülkiyet hakkı, m.28'de sayılan istisnalar arasında yer almadığı için, Mavi Kart sahipleri Türkiye'de taşınmaz edinme, satma, miras bırakma gibi konularda Türk vatandaşlarıyla tamamen aynı haklara sahiptirler. Dolayısıyla, bir Mavi Kart sahibi, Türkiye'deki bir taşınmazını satarken veya yeni bir taşınmaz alırken, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nda veya diğer mevzuatta yabancılar için öngörülen kısıtlamalara, izin prosedürlerine veya sınırlamalara (askeri yasak bölge, miktar sınırlaması vb.) tabi değildir. Tapu işlemlerinde, Mavi Kartlarını ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden alacakları Mavi Kartlılar Kütüğü'ndeki kayıt örneklerini ibraz ederek, bir Türk vatandaşı gibi işlem yapabilirler. Bu, Mavi Kart kurumunun en temel ve önemli sonuçlarından biridir.