Ceza İnfaz Hukukunda, koşullu salıverilmiş bir hükümlünün denetim süresi içerisinde 'kasıtlı yeni bir suç işlemesi' halinde koşullu salıverilme kararının geri alınması (5275 s. K. m.107/12) için, bu yeni suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi şart mıdır? Bu konudaki kanuni düzenlemeyi ve uygulamanın gerekçesini açıklayınız.
Evet, şarttır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 12. fıkrası, koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde koşullu salıverilme kararının geri alınacağını düzenler. Ancak aynı fıkranın devamında, bu geri alma kararının verilebilmesi için, işlenen ikinci suçtan dolayı 'hapis cezasına mahkûm edilmesi' gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay'ın ve doktrinin kabulüne göre, buradaki 'mahkûmiyet' ifadesi, 'kesinleşmiş mahkûmiyet' olarak anlaşılmalıdır. Bunun temel gerekçesi, Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen 'suçsuzluk/masumiyet karinesi'dir. Bir kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden, o kişi hukuken suçlu sayılamaz. Dolayısıyla, kesinleşmemiş bir mahkûmiyet kararına dayanarak, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkileyen koşullu salıverilme kararının geri alınması, masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelir. Bu nedenle uygulama şöyledir: Hükümlü denetim süresinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinde, bu suçtan dolayı yargılanır. Bu yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet hükmü tüm kanun yollarından geçerek kesinleştiğinde, ancak o zaman koşullu salıverilme kararının geri alınması gündeme gelir ve infaz hâkimliği bu yönde bir karar verebilir.