Muris muvazaası iddiasına dayalı bir davada, davalı taraf, mirasbırakanın kendisine yapılan satıştan elde ettiği parayla başka bir mal (örneğin, ikinci eşine bir arsa) aldığını savunmaktadır. Bu savunmanın, muvazaa iddiası karşısındaki ispat değeri nedir? Mahkemenin bu savunmayı araştırması, davanın sonucunu nasıl etkileyebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148464

Bu savunma, muris muvazaası davalarında davalı tarafından ileri sürülen en önemli karşı argümanlardan biridir ve muvazaa iddiasını çürütme potansiyeli taşır. Muvazaa iddiasının temelinde, işlemin aslında bir 'bağış' olduğu ve karşılığında bir bedel alınmadığı varsayımı yatar. Davalının, satıştan elde edilen paranın gerçek bir ekonomik değer olarak murisin malvarlığına girdiğini ve muris tarafından başka bir amaçla (yeni bir mal alımı, borç ödeme, yatırım yapma vb.) kullanıldığını ispatlaması, işlemin 'satış' niteliğini güçlendirir. Mahkemenin bu savunmayı ciddiyetle araştırması zorunludur. Araştırma sonucunda; **1) Savunma Doğrulanırsa:** Eğer gerçekten de satış bedelinin murise ödendiği ve murisin bu parayla başka bir mal edindiği belgelerle (tapu kaydı, banka dekontları) veya güçlü tanık beyanlarıyla ispatlanırsa, işlemin bağış olduğu ve mal kaçırma kastı taşıdığı iddiası büyük ölçüde zayıflar. Bu durum, davanın reddedilmesi yönünde çok kuvvetli bir delil teşkil eder. Nitekim Yargıtay HGK'nın 2021/1005 E. sayılı kararında da davalının bu yöndeki savunmasının ispatlandığına işaret edilmiştir. **2) Savunma Doğrulanamazsa:** Eğer davalı bu savunmasını ispatlayamazsa, yani paranın ödendiğine veya başka bir mal alımında kullanıldığına dair somut bir delil sunamazsa, bu durum davacının muvazaa iddiasını güçlendirir. Bu savunmanın havada kalması, satışın gerçek bir bedel karşılığında yapılmadığı yönündeki karineyi kuvvetlendirir.