HMK m. 297, hükmün 'tarafların iddia ve savunmalarının özetini' içermesi gerektiğini belirtir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/5918 E. sayılı kararında, gerekçeli karardaki dava ve cevap dilekçesi özetlerinin 'dava konusu dosyayla hiçbir ilgisinin bulunmadığı' tespit edilmiştir. Bu durumun, 'gerekçeli karar hakkı' ve 'hukuki dinlenilme hakkı' açısından doğurduğu sonuçlar nelerdir?
Bu durum, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'gerekçeli karar hakkı' ve 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m.27) ağır bir ihlalidir ve mutlak bir bozma nedenidir. Sonuçları şunlardır: **1) Gerekçeli Karar Hakkının İhlali:** Gerekçeli karar, mahkemenin, tarafların iddia ve savunmalarını anladığını, değerlendirdiğini ve bunlara neden itibar edip etmediğini gösteren bir belgedir. Karardaki özetlerin başka bir dosyaya ait olması, mahkemenin davayı hiç anlamadığını, iddia ve savunmaları dikkate almadığını ve kararını somut dosya üzerinden değil, muhtemelen bir 'kopyala-yapıştır' yöntemiyle, baştan savma bir şekilde verdiğini gösterir. Bu, gerekçenin fiilen yokluğu anlamına gelir. **2) Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali:** Taraflar, iddia ve savunmalarının mahkemece dinlenilmesini ve dikkate alınmasını beklerler. Kararda kendi davalarıyla ilgisiz özetlerin yer alması, tarafların bu meşru beklentisini boşa çıkarır ve mahkemenin kendilerini hiç dinlemediği algısını yaratır. Bu, hukuki dinlenilme hakkının özünü zedeler. **3) Denetim İmkansızlığı:** Böyle bir karar, Yargıtay veya istinaf mahkemesi tarafından denetlenemez. Çünkü kararın hangi iddia ve savunmalara dayandığı belli değildir. Yargıtay 11. HD kararında olduğu gibi, bu türden bariz bir hata, hükmün esasına girilmeksizin doğrudan bozulmasını gerektirir.