AVM içerisindeki bir mağazadan hırsızlık yapan failin, mağaza alarmının çalması üzerine güvenlik görevlisi tarafından 'kesintisiz takip olmaksızın' AVM içerisinde başka bir yerde yakalanması durumunda, suçun 'teşebbüs' aşamasında kaldığına karar verilmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay'ın 'zilyetliğin nakli' ve 'hakimiyet alanından çıkarma' konusundaki kriterlerini bu olay özelinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148462

Hayır, bu durumda suçun teşebbüs aşamasında kaldığına karar verilmesi hukuka uygun değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hırsızlık suçunun tamamlanması için failin, çaldığı mal üzerinde fiili hakimiyet (zilyetlik) kurması ve bu malı mağdurun tasarruf ve denetim alanından tamamen çıkarması gerekir. Mağazadan yapılan hırsızlıklarda, failin malı alıp mağazanın kasasını veya çıkış kapısını geçmesiyle birlikte, mal mağdurun denetim alanından çıkmış ve failin fiili hakimiyetine girmiş olur. Bu andan itibaren suç tamamlanmıştır. Failin daha sonra AVM içinde yakalanması, suçun tamamlandığı gerçeğini değiştirmez. 'Kesintisiz takip' durumu, bu kuralın bir istisnasıdır. Eğer fail, eylemi gerçekleştirdiği andan itibaren hiç gözden kaybedilmeden takip edilirse, mağdurun mal üzerindeki hakimiyetini tam olarak yitirmediği ve failin de tam bir zilyetlik kuramadığı kabul edilir. Ancak sorudaki olayda 'kesintisiz takip olmaksızın' yakalanma söz konusudur. Yani fail, mağazadan çıktıktan sonra bir süre serbestçe hareket etmiş, takipten kurtulmuş ve daha sonra (örneğin alarm üzerine veya başka bir nedenle) AVM içinde bulunmuştur. Bu durumda zilyetlik nakli gerçekleşmiş ve suç tamamlanmıştır. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması, eksik ceza tayini anlamına gelir ve bozma nedenidir. (Bkz. Yargıtay 6. CD, E:2020/8041, K:2021/6428).