Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilamın (örneğin tapu iptali ve tescil kararı) kanun yolu incelemesi sırasında Yargıtay'da duruşma yapılması nedeniyle, Yargıtay tarafından lehe hükmedilen vekalet ücreti, asıl ilam kesinleşmeden icraya konulabilir mi? Bu durumun, 'fer'ilerin asla tabi olması' kuralına bir istisna oluşturup oluşturmadığını gerekçesiyle açıklayınız.
Evet, konulabilir. Bu durum, 'fer'ilerin asla tabi olması' kuralının önemli bir istisnasını oluşturur. Kural olarak, bir ilamın fer'ileri (yargılama gideri, vekalet ücreti vb.) asıl hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz. Ancak, Yargıtay'daki temyiz (veya istinaftaki) duruşması nedeniyle hükmedilen vekalet ücreti, bu kuralın dışındadır. Bunun temel nedeni, bu vekalet ücretinin kaynağının ve hukuki niteliğinin farklı olmasıdır. Yerel mahkemenin hükmettiği vekalet ücreti, davanın esasıyla (kimin haklı çıktığıyla) doğrudan bağlantılıdır ve davanın esası değiştiğinde o da değişebilir. Oysa Yargıtay'daki (veya Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki) duruşma nedeniyle hükmedilen vekalet ücreti, o kanun yolu aşamasındaki duruşmaya katılma ve emek karşılığı olarak, yargılamanın o aşamasına özgü olarak verilir. Davanın esası daha sonra ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın (örneğin, bozma sonrası yerel mahkeme tamamen zıt bir karar verse bile), Yargıtay'daki duruşmaya katılma gerçeği ve bu nedenle hükmedilen vekalet ücreti değişmez. Bu vekalet ücreti, davanın nihai sonucundan bağımsız, kendi içinde kesinleşmiş bir alacak niteliğindedir. Bu nedenle, asıl ilamın kesinleşmesi beklenmeksizin ayrı bir ilamlı icra takibine konu edilebilir.