5271 sayılı CMK m.91/7 (eski m.148/5), 'Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.' hükmünü içermektedir. Bu kuralın ihlal edilerek, kolluk tarafından şüphelinin ikinci kez ifadesinin alınmasının hukuki sonucu nedir? Bu yolla elde edilen beyanlar ve bu beyanlardan yola çıkılarak elde edilen diğer delillerin akıbetini 'zehirli ağacın meyvesi' doktrini açısından tartışınız.
CMK m.91/7'deki bu kural, şüphelinin kolluk tarafından tekrar tekrar sorgulanarak baskı altına alınmasını, çelişkili beyanlar vermeye zorlanmasını ve iradesinin sakatlanmasını önlemeyi amaçlayan önemli bir usuli güvencedir. Bu kuralın ihlal edilerek, kolluk tarafından (savcı yerine) şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması, mutlak bir hukuka aykırılık oluşturur. Bu yolla elde edilen ikinci ifade, hukuka aykırı bir delildir ve CMK m.217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Bu ifadenin hukuki akıbeti, 'zehirli ağacın meyvesi' (fruit of the poisonous tree) doktrini çerçevesinde daha da genişler. Bu doktrine göre, sadece hukuka aykırı olarak elde edilen asıl delil (zehirli ağaç - yani ikinci kolluk ifadesi) değil, aynı zamanda bu hukuka aykırı delilden yola çıkılarak elde edilen diğer tüm deliller (zehirli meyveler) de hukuka aykırı hale gelir ve kullanılamaz. Örneğin, kolluğun aldığı bu ikinci hukuka aykırı ifadede şüpheli, suç aletini sakladığı yeri söylemiş ve polis de gidip o suç aletini bulmuşsa, hem ifadenin kendisi hem de o ifade sayesinde bulunan suç aleti delil olarak değerlendirilemez. Bu kural, soruşturma makamlarının hukuka uygun davranmasını temin eden caydırıcı bir işleve sahiptir.