Hırsızlık suçunda malın değerinin azlığı (TCK m.145) nedeniyle cezada indirim yapılırken, 'suçun işleniş şekli ve özellikleri' de göz önünde bulundurulur. Bu kriter, mahkemenin takdir hakkını nasıl etkiler? Örneğin, 100 TL değerinde bir malın, planlı bir şekilde, alarm sökücü gibi aletler kullanılarak çalınması ile aynı değerdeki bir malın anlık bir fırsattan yararlanılarak çalınması arasında, TCK m.145'in uygulanması açısından bir fark yaratır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148453

Evet, önemli bir fark yaratır. TCK m.145, hâkime sadece malın değerine bakarak mekanik bir indirim yapma yetkisi vermez. Maddede geçen 'suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak' ifadesi, hâkimin olayın bütününü değerlendirmesi gerektiğini vurgular. Bu, hâkimin takdir hakkının sınırlarını ve yönünü belirler. Örnekler üzerinden incelersek: **1) Planlı ve Aletli Hırsızlık:** Failin, 100 TL değerindeki bir malı çalmak için önceden plan yapması, mağazayı gözetlemesi, alarm sökücü gibi özel aletler kullanması, suç işleme konusundaki kararlılığını ve eylemin vahametini artırır. Bu durumda mahkeme, malın değeri az olsa bile, suçun işleniş şekli nedeniyle TCK m.145 uyarınca 'ceza vermekten vazgeçme' seçeneğini kullanamaz. Yapacağı indirim oranını da daha düşük bir seviyede tutabilir (örneğin 1/6 oranında indirim gibi). **2) Anlık Hırsızlık:** Failin, hiçbir ön hazırlığı olmadan, anlık bir heves veya ihtiyaçla, açıkta duran 100 TL değerindeki bir malı alması durumunda, suç işleme kastının yoğunluğu daha azdır. Bu durumda mahkeme, malın değerinin azlığıyla birlikte suçun bu basit işleniş şeklini de dikkate alarak daha yüksek oranda bir indirim yapabilir, hatta diğer koşullar da uygunsa ceza vermekten vazgeçmeyi dahi düşünebilir. Kısacası, 'suçun işleniş şekli', failin suç işleme kastının yoğunluğunu ve eylemin yarattığı haksızlığın derecesini gösterir ve TCK m.145'in uygulanmasında orantılılık ilkesinin sağlanmasına hizmet eder.