5237 sayılı TCK'nın 280. maddesinde düzenlenen 'Sağlık Mesleği Mensubunun Suçu Bildirmemesi' suçu ile TCK m.279'daki 'Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi' suçu arasındaki ilişkiyi 'özel-genel norm' ilişkisi açısından analiz ediniz. Devlet hastanesinde çalışan bir hekimin, görevi sırasında öğrendiği bir suçu bildirmemesi halinde hangi madde uygulanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148444

TCK m.280, TCK m.279'a göre hem fail hem de konu bakımından daha özel bir normdur. Bu iki norm arasındaki ilişki şöyledir: **1) Fail Bakımından:** TCK m.279'daki fail 'kamu görevlisi' iken, TCK m.280'deki fail daha özel olarak 'sağlık mesleği mensubu'dur. Devlet hastanesinde çalışan bir hekim hem kamu görevlisi hem de sağlık mesleği mensubudur. **2) Konu Bakımından:** TCK m.279, 'kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun' bildirilmemesini düzenlerken, TCK m.280, daha özel olarak 'görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren' sağlık mesleği mensubunu cezalandırır. Bu madde, özellikle darp, yaralama gibi vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçların sağlık kuruluşlarında tespit edilmesi durumunda uygulanmak üzere getirilmiştir. 'Özel normun önceliği' (lex specialis) ilkesi gereğince, devlet hastanesinde çalışan bir hekimin, muayene ettiği bir hastada darp izlerine rastlamasına rağmen durumu adli makamlara bildirmemesi halinde, genel nitelikteki TCK m.279 değil, bu duruma özel olarak düzenlenmiş olan TCK m.280 uygulanmalıdır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013/16353 E. sayılı kararında da, devlet hastanesindeki doktorun eyleminin TCK m.279 değil, TCK m.280 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bu özel-genel norm ilişkisine işaret edilmiştir.