Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararların (MÖHUK m.57) icraya konulabilmesi için kesinleşmeleri gerekir mi? Bu kuralın hukuki gerekçesini, yabancı bir yargı kararının Türk kamu düzenindeki etkileri açısından açıklayınız.
Evet, gerekir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 57. maddesi, tenfiz kararının temyiz edilebileceğini ve temyizin icrayı durduracağını açıkça belirtir. Bu, tenfiz kararının kesinleşmeden icraya konulamayacağı anlamına gelir. Bu kuralın hukuki gerekçesi, yabancı bir mahkeme kararının Türk hukuk düzeninde bir Türk mahkemesi kararı gibi icra edilebilmesinin, son derece önemli sonuçlar doğurmasıdır. Tenfiz davası, yabancı kararın Türk kamu düzenine uygunluğunun, savunma haklarına riayet edilip edilmediğinin ve diğer kanuni şartların denetlendiği bir 'filtre' görevi görür. Bu denetim mekanizmasının tüm yasal yolları (istinaf, temyiz) tüketerek tamamlanması ve kararın kesinleşmesi, yabancı bir ilamın Türk kamu düzenine tam entegrasyonu için bir güvencedir. Kesinleşmeden icraya izin verilmesi, üst mahkemenin tenfiz kararını bozması halinde, yabancı bir karara dayanarak yapılan icra işlemlerinin geri alınmasının yaratacağı karmaşayı ve hak kayıplarını önlemeyi amaçlar. Bu, egemenlik hakkının bir gereği ve hukuki istikrarın bir teminatıdır.