Bir trafik kazasında, hem sürücünün ehliyetsiz olması hem de alkollü olması durumunda, bu iki durum birbirinin cezai sonucunu etkiler mi? Örneğin, ceza katlanır mı (ağırlaştırıcı neden sayılır mı)? Yoksa her bir kabahat için ayrı ayrı mı idari yaptırım uygulanır? Bu durumu, ceza hukukundaki 'içtima' kuralları ve kabahatler hukukundaki 'fikri içtima' (Kabahatler Kanunu m.15/2) hükümleri açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148411

Ehliyetsiz araç kullanmak (KTK m.36) ile alkollü araç kullanmak (KTK m.48) birbirinden bağımsız, iki ayrı kabahattir. Bir fiilin aynı anda bu iki kabahati de oluşturması durumunda, ceza katlanmaz veya biri diğerinin ağırlaştırıcı nedeni sayılmaz. Bunun yerine, 'kabahatlerin içtimaı' kuralları uygulanır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrası, 'Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir' şeklinde 'farklı neviden fikri içtima' kuralını düzenler. Ancak KTK'daki bu iki kabahat için sadece para cezası değil, aynı zamanda sürücü belgesinin geri alınması gibi başka idari yaptırımlar da öngörülmüştür. Bu nedenle, ve daha önemlisi, uygulamada her bir kural ihlalinin ayrı bir fiil olarak değerlendirilmesi eğilimi ağır basmaktadır. Dolayısıyla, sürücüye hem ehliyetsiz araç kullanmaktan (KTK m.36) hem de alkollü araç kullanmaktan (KTK m.48) dolayı ayrı ayrı iki idari para cezası ve diğer yaptırımlar (alkol nedeniyle ehliyetin geri alınması gibi) uygulanır. Biri diğerini ortadan kaldırmaz veya cezasını artırmaz. Bu, 'gerçek içtima' kuralının kabahatler hukukundaki bir yansımasıdır.