İdare mahkemelerince verilen ve eda hükmü içeren ilamların (örneğin bir memura parasal haklarının ödenmesine ilişkin kararlar) icraya konulabilmesi için kesinleşmeleri gerekir mi? Bu durumu, idari yargıdaki genel kural ve istisnaları açısından değerlendiriniz.
Hayır, kural olarak gerekmez. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 28. maddesi, idarenin mahkeme kararlarını gecikmeksizin, en geç 30 gün içinde uygulamak zorunda olduğunu hükme bağlar. İdari yargıda verilen iptal kararları, idari işlemi tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırır ve bu kararların uygulanması için kesinleşmeleri beklenmez. Benzer şekilde, idareyi bir şeyi yapmaya, bir bedeli ödemeye mahkûm eden 'eda hükmü' içeren tam yargı davası kararlarının icrası için de genel kural, kararın kesinleşmesinin gerekmediğidir. Ancak, bu genel kuralın istisnaları vardır. Eğer idari dava, konusu itibarıyla HMK'da sayılan ve kesinleşmeden icra edilemeyecek alanlardan birine (örneğin, taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık veya sicilde değişiklik yaratan bir kişisel durum) ilişkin ise, bu durumda idare mahkemesi kararının da kesinleşmesi beklenmelidir. Ancak, bir memura parasal haklarının ödenmesine ilişkin standart bir tam yargı davası kararı, tipik bir alacak ilamı niteliğinde olduğundan kesinleşmeden idarenin ödeme yapması veya ilamlı icra takibine konu edilmesi mümkündür.