Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisini düzenleyen CMK m.308 ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisini düzenleyen CMK m.308/A, itirazın incelenmesinde 'sebeple bağlılık' olmayacağını öngörmektedir. Metin yazarının bu konudaki yorumunu esas alarak, 'sebeple bağlı olmamanın' olağanüstü kanun yollarındaki amacını ve sınırlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148398

Metin yazarı, CMK m.308 ve m.308/A'da düzenlenen Başsavcı itirazının bir olağanüstü kanun yolu olduğunu ve bu yolda amacın, 'dosya içeriğinde olup da dikkate alınmayan esasa müessir hukuka ve maddi gerçeğe aykırılıkların düzeltilmesi yoluyla adalete ulaşılması' olduğunu belirtmektedir. 'Sebeple bağlı olmama' kuralı da bu amaca hizmet eder. Bu kural, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun veya BAM Başkanlar Kurulu'nun, itiraz dilekçesinde belirtilen hukuka aykırılık sebepleriyle sınırlı kalmaksızın, dosyada tespit ettikleri diğer tüm usul ve esas hatalarını inceleyip karara bağlayabilmeleri anlamına gelir. Bu, maddi hakikate ve adalete tam olarak ulaşmayı hedefler. Ancak metin yazarına göre bu serbestinin bir sınırı vardır: İtirazın 'lehe' veya 'aleyhe' yapılmış olması. Yazar, sebeple bağlı olmamanın, sanık lehine yapılmış bir itirazın sanık aleyhine sonuçlanmasına yol açamayacağını, bu durumun aleyhe bozma yasağının bir yansıması olduğunu savunmaktadır. Dolayısıyla, sebeple bağlı olmamanın sınırı, itirazın temel yönelimi (lehe/aleyhe) ve kazanılmış haklardır. Kurul, lehe itirazda sanık lehine başka bozma nedenleri bulabilir ancak sanık aleyhine bir sonuca varamaz.