CMK m.75/5, 'Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.' hükmünü içermektedir. Bu hükmün uygulama alanının daraltılmasının temel felsefesi nedir? Bu kuralın, Karayolları Trafik Kanunu'ndaki alkol muayenesine ilişkin hükümlerle olan ilişkisini CMK m.75'in son fıkrası çerçevesinde açıklayınız.
CMK m.75/5'te yer alan bu sınırlamanın temel felsefesi, orantılılık ilkesidir. Kanun koyucu, vücut dokunulmazlığı gibi temel bir hakka müdahale teşkil eden iç beden muayenesi veya vücuttan örnek alma gibi koruma tedbirlerinin, ancak belirli bir ağırlıktaki suçlar için uygulanabileceğini kabul etmiştir. Daha az önemli, yani cezasının üst sınırı iki yılın altında olan suçlar için bu ağır müdahalenin yapılmasını, elde edilecek delil ile ihlal edilecek hak arasında bir orantı kurarak engellemiştir. Bu, suçla mücadelenin etkinliği ile bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması arasında bir denge kurma çabasıdır. Ancak bu genel kuralın önemli bir istisnası vardır. CMK m.75'in son fıkrası, 'diğer kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler saklıdır' demektedir. Bu hüküm, özel kanun olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndaki (KTK) düzenlemelere bir atıf ve öncelik tanımaktadır. KTK, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun (cezası 2 yıla kadar olsa bile) veya alkollü araç kullanma kabahatinin tespiti için alkol ölçümüne (nefes veya kan yoluyla) imkan tanımaktadır. Dolayısıyla, bir trafik denetimi sırasında alkol şüphesiyle bir sürücüden kan örneği alınması, CMK m.75/5'teki genel sınırlamaya tabi değildir; KTK'daki özel hükümler uyarınca hukuka uygundur.