Tıbbi malpraktis (hekim hatası) nedeniyle açılan tazminat davalarında, 'malpraktis' ile 'komplikasyon' kavramları nasıl ayırt edilir? Bir tıbbi müdahale sonucunda istenmeyen bir sonucun ortaya çıkması, tek başına hekimin sorumluluğunu doğurur mu? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1981 E. sayılı kararında bu ayrıma ilişkin hangi kriterler vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148393

Tıbbi malpraktis davalarında hekimin sorumluluğunu belirleyen en önemli ayrım 'malpraktis' ile 'komplikasyon' arasındadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2017/1981, K:2021/960 sayılı kararında ve Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'nda da belirtildiği gibi: 1) **Malpraktis (Hekim Hatası):** Hekimin 'bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik' gibi kusurlu bir davranışı nedeniyle hastaya zarar vermesidir. Burada, tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına ve kurallarına aykırı bir eylem veya ihmal söz konusudur. Sorumluluğun temelinde 'kusur' vardır. 2) **Komplikasyon:** Hekimin tıbbi müdahaleyi tüm kural ve standartlara uygun, özenli bir şekilde yapmasına rağmen, tıp biliminde öngörülebilen ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen bir sonucun (zararın) ortaya çıkmasıdır. Komplikasyon durumunda, eğer hekim bu süreci doğru yönetmiş, gerekli aydınlatmayı yapmış ve ortaya çıkan komplikasyona zamanında ve doğru şekilde müdahale etmişse, kusurlu sayılmaz ve sorumluluğu doğmaz. Dolayısıyla, istenmeyen bir sonucun ortaya çıkması tek başına hekimin sorumluluğunu doğurmaz. Sorumluluk için, bu sonucun hekimin kusurlu bir eyleminden (malpraktis) kaynaklandığının ispatlanması gerekir. Komplikasyon ise izin verilen risk (meşru risk) kapsamında kalır ve hekime sorumluluk yüklemez.