Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. ve 52. maddeleri, hâkime tazminat miktarından indirim yapma yetkisi tanımaktadır. Tazminattan indirim yapılmasını gerektirebilecek sebeplerden 'zarar görenin kusuru' ile 'zarar görenin zarara rıza göstermesi' arasındaki temel fark nedir? Hukuka uygun bir rızanın hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148392

'Zarar görenin kusuru' (müterafik kusur) ile 'zarar görenin zarara rızası' tazminattan indirim sebepleri olsalar da aralarında önemli bir fark vardır. 1) **Zarar Görenin Kusuru (TBK m.52/1):** Bu durumda, zarar gören kişi zararın doğmasına veya artmasına kendi kusurlu bir fiiliyle katkıda bulunmuştur. Örneğin, trafik kazasında emniyet kemeri takmayan bir yolcunun yaralanmasının artmasında kendi kusuru vardır. Burada, zarar görenin amacı zarar görmek değildir, ancak tedbirsiz veya kusurlu davranışı zararın boyutunu etkilemiştir. Bu durum, hâkimin tazminattan indirim yapmasını gerektiren bir sebeptir. 2) **Zarar Görenin Rızası (TBK m.52/2):** Bu durumda ise, zarar gören, zararın meydana gelmesine bilerek ve isteyerek onay vermiştir. Eğer bu rıza, hukuka ve ahlaka uygunsa (örneğin, bir ameliyat için hastanın verdiği onam), bu durum hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldırır ve bir tazminat borcu hiç doğmaz. Eğer rıza, hukuka veya ahlaka aykırı ise (örneğin, yasa dışı bir dövüşe katılmayı kabul etme), bu durumda fiil hukuka aykırı olmaya devam eder ancak zarar görenin bu rızası, hâkim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak değerlendirilebilir. Kısacası, kusurda istenmeyen bir sonuca katkı, rızada ise sonuca bilinçli bir onay söz konusudur. Hukuka uygun rıza tazminatı tamamen ortadan kaldırırken, hukuka aykırı rıza veya müterafik kusur tazminattan indirime yol açar.