Boşanma kararının eklentisi (fer'i) niteliğindeki yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat alacaklarının icra takibine konu edilebilmesi için, kararın hem boşanma hem de eklentiler yönünden mi kesinleşmesi gerekir? 'Tedbir nafakası'nın bu kural karşısındaki durumunu ve nafaka alacaklarının icrasının durdurulmasına ilişkin özel düzenlemeyi (İİK m.36/4) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148375

Aile hukukuna ilişkin ilamlar kural olarak kesinleşmeden icra edilemez (HMK m.350/2). Ancak bu kuralın yorumu ve istisnaları önemlidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, boşanma kararının eklentisi niteliğindeki yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi alacakların takibe konulabilmesi için, kararın boşanmaya ilişkin kısmının kesinleşmesi yeterlidir. Bu eklentilerin ayrıca kendi başlarına kesinleşmesi beklenmez. Boşanma hükmü kesinleştiği anda, bu alacaklar muaccel hale gelir ve ilamlı icra takibine konu edilebilir. Tedbir nafakası ise bu kuralın bir istisnasıdır. Tedbir nafakası, davanın devamı sırasında tarafların ve çocukların geçimini sağlamaya yönelik geçici bir önlem olduğundan, bu nafakaya ilişkin ara kararlar veya nihai kararın tedbir nafakasına ilişkin kısmı, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal icraya konulabilir (HMK m.350/1). Ayrıca, nafaka alacaklarının özel önemi nedeniyle, İİK m.36/4'te özel bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre, nafaka hükümlerinin icrası, yasa yoluna başvurulsa dahi (teminat karşılığında bile) durdurulamaz. Bu düzenleme, nafaka alacaklısının mağduriyetini önlemeyi amaçlamaktadır.