HMK m.295 uyarınca 'hükmün gizli müzakere edilmesi' ilkesinin amacı nedir? Aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan 'Hükmü, yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği duruşmada hazır bulunan hâkim veya hâkimler verir' kuralının, hâkimin değişmesi durumunda adil yargılanma hakkı ile olan ilişkisini, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/25573 E. sayılı kararında geçen tanıma istemi örneği üzerinden tartışınız.
HMK m.295'te düzenlenen 'hükmün gizli müzakere edilmesi' ilkesinin temel amacı, hâkimlerin dış etkilerden, taraf baskısından ve kamuoyu görüşünden uzak, tamamen vicdani kanaatlerine göre serbestçe karar oluşturabilmelerini sağlamaktır. Bu, yargı bağımsızlığının bir gereğidir. Maddenin 2. fıkrasındaki kural ise, yargılamanın sözlü, doğrudan ve yüz yüzelik ilkelerinin bir sonucudur. Kararı verecek olan hâkimin, delillerin tartışıldığı ve tarafların son beyanlarının alındığı son duruşmada bizzat bulunması, delilleri doğrudan değerlendirmesi ve tarafları dinlemesi esastır. Hâkimin değişmesi ve kararı, tahkikat aşamasında bulunmayan yeni bir hâkimin vermesi, bu ilkeleri zedeler. Yargıtay 2. HD'nin 2016/25573 E. sayılı kararında, velayetin kaldırılması davasındaki talebin aynı zamanda 'tanıma' (TMK m.295) istemi de içerdiği kabul edilmiştir. Bu türden, özellikle kişilerin hukuki statüsünü doğrudan etkileyen ve hâkimin kişisel takdirinin, gözleminin ve kanaatinin önemli olduğu davalarda, yargılamayı yürüten hâkimin karar vermesi adil yargılanma hakkının (delillerin doğrudan değerlendirilmesi ilkesi) bir gereğidir. HMK m.295/3, bu duruma bir çözüm olarak, müzakere sırasında duruşmada bulunan hâkim yoksa, 'gerekli görüldüğü takdirde tarafların sözlü açıklamaları tekrar dinlendikten sonra' hüküm verilebileceğini düzenleyerek, yeni hâkimin dosya hakkında doğrudan bilgi edinmesine imkan tanımıştır.