Evli bir kadının sadece kızlık soyadını kullanma talebinin, 'aile birliğinin ve bütünlüğünün kocanın soyadı üzerinden devamına ilişkin genel prensibi ve kamu düzenini bozacağı' yönündeki karşı argümanı, Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/889 E. sayılı kararında nasıl çürütülmüştür? Mahkemeye göre, ortak soyadının aile birliğine katkısı nedir ve soyadı seçim hakkı hangi temel haklar kapsamında değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148362

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2014/889 E. sayılı kararında, 'aile birliğinin ortak soyadı ile sağlanacağı' argümanını modern hukuk anlayışı ve temel haklar perspektifinden değerlendirerek reddetmiştir. Karara göre: 1) Aile birliğinin sağlanmasında ortak bir soyadının kullanılmasının, geleneksel bir yaklaşımdan öte somut veya önemli bir katkısının bulunmadığı kabul edilmiştir. 2) Evli kadınların kocalarının soyadını taşımak zorunda bırakılmalarının 'nesnel ve makul bir nedeni olmadığı' belirtilmiştir. 3) Soyadı seçme hakkı, AİHS m.8 ve Anayasa m.17 kapsamında 'özel yaşama saygı hakkı' ve 'kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı'nın ayrılmaz bir parçası olarak görülmüştür. Soyadı, bireyin kimliğinin ve kişiliğinin temel bir unsuru olarak kabul edilmiştir. 4) Erkeklerin evlilikle soyadları değişmezken, kadınların bu zorunluluğa tabi tutulması, AİHS m.14'te yasaklanan 'cinsiyete dayalı ayrımcılık' teşkil etmektedir. Kurul, cinsiyete dayalı bu farklı muamelenin haklı gösterilemeyeceğini ve aile birliğini koruma amacının bu ayrımcılık için yeterli bir gerekçe oluşturmadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, bireyin temel hakkı olan soyadını seçme özgürlüğü, soyut bir 'kamu düzeni' veya 'aile birliği' gerekçesiyle ortadan kaldırılamaz.