Bir Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (KYOK) karşı yapılan itirazın sulh ceza hâkimliğince reddedilmesi üzerine, bu karar aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yapılabilir mi? Metinde tartışılan AYM'nin 2014/11720 başvuru numaralı kararı bu soruya nasıl bir cevap vermektedir ve bu kararın kapsamı nedir? Özellikle 'dürüst yargılanma hakkı' ile 'etkili başvuru hakkı' arasındaki ayrım bu başvurunun kaderini nasıl etkiler?
Evet, kesinleşen bir KYOK kararına karşı AYM'ye bireysel başvuru yapılabilir. Ancak başvurunun hangi temel hakka dayandırıldığı kritik öneme sahiptir. Metinde atıf yapılan AYM'nin 2014/11720 başvuru numaralı kararı, kamuoyunda yanlış anlaşıldığı gibi takipsizlik kararlarına karşı bireysel başvuru yolunu tamamen kapatmamıştır. O kararda AYM, başvuruyu 'dürüst/adil yargılanma hakkı' (Anayasa m.36) temelinde incelemiş ve bu hakkın daha çok şüpheli/sanık ile ilgili olduğunu, şikayetçinin bu hak kapsamında bir ihlal iddiasında bulunamayacağını belirterek 'konu bakımından yetkisizlik' kararı vermiştir. Ancak bu, KYOK'a karşı başvuru yapılamayacağı anlamına gelmez. Şikayetçi, soruşturmanın etkisiz yürütüldüğü, delillerin toplanmadığı, gerekçesiz bir karar verildiği gibi iddialarla, Anayasa'nın 17. (yaşam hakkı, vücut bütünlüğü) veya diğer temel haklarının ihlal edildiğini ve bu ihlale karşı etkili bir soruşturma yapılmayarak 'etkili başvuru hakkının' (Anayasa m.40, İHAS m.13) ihlal edildiğini ileri sürerek AYM'ye başvurabilir. Nitekim AYM ve AİHM, özellikle yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlali iddialarını içeren soruşturmalarda verilen takipsizlik kararlarını 'etkili soruşturma yükümlülüğünün' ihlali temelinde incelemekte ve ihlal kararları vermektedir. Dolayısıyla, doğru hukuki temele (etkili başvuru hakkı) dayandırılan bir bireysel başvuru mümkündür.