Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun m.28, 'münhasıran eczanede satılan' ürünler ile 'eczanelerde satılabilir' ürünler arasında bir ayrım yapmaktadır. Takviye edici gıdaların bu ayrımdaki yerini, ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri (özellikle Takviye Edici Gıdaların Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik m.13) çerçevesinde değerlendiriniz. Bu hukuki statünün, takviye edici gıdaların çevrim içi (online) satışına etkileri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148354

6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 28. maddesi incelendiğinde, maddenin 1. fıkrasında beşeri ilaçlar gibi 'münhasıran eczanede satılır' denilen ürünler sayılmıştır. Maddenin 2. fıkrasında ise gıda takviyeleri, 'eczanelerde satılabilir' denilen ürünler arasında zikredilmiştir. Kanunun lafzı, 'satılabilir' ifadesiyle bu ürünlerin satışının eczanelerle sınırlı olmadığı, eczanelerin de bu ürünleri satabileceği şeklinde bir yetkilendirme olduğunu göstermektedir. Bu yoruma ek olarak, 02.05.2013 tarihli Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik'in 13. maddesi, bu ürünlerin piyasaya arz edilebileceği yerleri sayarken '...gıda işletmecisi tarafından beyan edilen alan adı ve URL adres veya adreslerinde... satışa sunulmak zorundadır' hükmüne yer vermiştir. Bu yönetmelik hükmü, takviye edici gıdaların çevrim içi (online) platformlarda satılmasının hukuken mümkün ve hatta bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, mevcut mevzuat, takviye edici gıdaların sadece eczanelerde satılmasına yönelik bir zorunluluk getirmemekte, aksine internet üzerinden satışına açıkça izin vermektedir.