6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca açılan bir çek iptali davasında, davaya konu çekin zamanaşımına uğramış olması, davanın dinlenmesine engel teşkil eder mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarihli, 2628/7588 sayılı kararı bu konuda ne yönde bir içtihat oluşturmuştur? Mahkemenin zamanaşımını re'sen dikkate almasının hukuki sonuçlarını tartışınız.
Çek iptal davasının amacı, zayi olan bir kıymetli evrakın yerine geçecek bir belge elde ederek, senette mündemiç olan hakkı borçluya karşı ileri sürebilmektir. Senedin zamanaşımına uğraması, senetteki hakkı sona erdirmez, sadece o hakkın dava yoluyla talep edilmesini engelleyen bir 'defi' (savunma) hakkı doğurur. Bu defi, borçlu tarafından ileri sürülmedikçe mahkemece re'sen dikkate alınamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarihli ve 2015/2628 E., 2015/7588 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Anılan kararda, hasımsız olarak açılan çek ziyaı (iptali) davasında, mahkemenin, çeklerin zamanaşımına uğradığını re'sen dikkate alarak davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Çünkü çek iptal davası, borçluya karşı açılan bir alacak davası değildir ve bu aşamada borçlunun zamanaşımı def'inde bulunması söz konusu olamaz. İptal kararı alındıktan sonra, hak sahibi borçluya başvurduğunda, borçlu ancak o aşamada zamanaşımı def'ini ileri sürebilir. Dolayısıyla, çekin zamanaşımına uğramış olması, iptal davasının görülmesine engel değildir ve mahkeme bu hususu re'sen gözetemez.