Bir çekin zayi olması durumunda, çeki elinde bulunduran kişi biliniyor ancak bu kişinin adresi tespit edilemiyorsa, hak sahibinin başvurması gereken hukuki yol çek iptal davası mıdır, yoksa istirdat davası mıdır? Bu iki dava türü arasındaki ayrımın temel kriterini ve uygulamadaki önemini açıklayınız.
Çekin zayi olması durumunda başvurulacak hukuki yol, çeki elinde bulunduran kişinin kimliğinin bilinip bilinmemesine göre değişir. Eğer çeki elinde bulunduran kişi biliniyorsa, hak sahibinin açması gereken dava istirdat (geri alım) davasıdır. Ancak, çeki elinde bulunduran kişi bilinmiyorsa veya metinde belirtildiği gibi kimliği bilinmekle birlikte adresi tespit edilemiyorsa, yani kendisine ulaşıp dava açmak fiilen imkansız ise, bu durumda açılması gereken dava 'çek iptal davası'dır (TTK m. 651 vd.). İki dava arasındaki temel ayrım, davanın hasımlı olup olmaması ve sonuçlarıdır. İstirdat davası, çeki elinde bulunduran bilinen kişiye karşı açılan hasımlı bir davadır. Çek iptal davası ise kural olarak hasımsız açılır ve ilan yoluyla çeki elinde bulunduran kişiye ulaşılmaya çalışılır. Sorudaki durumda, hasmın kim olduğu bilinse de adresi meçhul olduğundan, kendisine usulüne uygun tebligat yapılamayacak ve istirdat davası yürütülemeyecektir. Bu fiili imkansızlık, durumu 'çekin kimin elinde olduğunun bilinmemesi' haliyle eşdeğer kılar ve hak sahibinin çek iptal davası açmasına olanak tanır. Bu ayrım, hak sahibinin doğru hukuki yolu seçerek hak kaybına uğramasını önlemesi açısından büyük önem taşır.