Manevi tazminatın hesaplanmasında hakime tanınan takdir yetkisi sınırsız mıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.6.2004 tarihli kararı ve diğer yerleşik içtihatlar ışığında, hakimin bu yetkiyi kullanırken göz önünde bulundurması gereken temel kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148328

Hayır, hakime tanınan takdir yetkisi sınırsız değildir; objektif kriterlere ve hakkaniyet ilkesine dayanmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamalı, ancak sembolik bir bedel de olmamalıdır. Yargıtay HGK'nın 23.6.2004, 13/291-370 sayılı kararı ve yerleşik içtihatlara göre, hakimin göz önünde bulundurması gereken temel kriterler şunlardır: 1) Olayın Ağırlığı: Fiilin niteliği, meydana geliş şekli ve yarattığı etki. 2) Tarafların Kusur Durumu: Zarar verenin ve varsa zarar görenin kusur oranları. 3) Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları: Tazminatın bir taraf için anlamsız, diğer taraf için ise yıkıcı olmaması gerekir. 4) Paranın Satın Alma Gücü: Hükmedilen miktarın, karar tarihindeki ekonomik koşullara göre anlamlı bir değere sahip olması. 5) Hakkaniyet İlkesi: Tüm bu unsurlar ışığında adil bir dengenin kurulması. 6) Caydırıcılık ve Tatmin Duygusu: Hükmedilen tazminatın, benzer olayların yaşanmasını önlemede caydırıcı bir etki yaratması ve aynı zamanda mağdurun duyduğu acıyı bir nebze olsun hafifletecek bir tatmin duygusu sağlaması.