Şikayetçi, Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı şikayet dilekçesinde hem Anayasa m. 36 (adil yargılanma) hem de m. 40 (temel hak ve hürriyetlerin korunması) maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin, bu başvuruyu sadece m. 36 açısından inceleyip 'konu bakımından yetkisizlik' kararı vermesi, m. 40'taki 'etkili başvuru hakkı'nı göz ardı ettiği şeklinde eleştirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148289

Evet, eleştirilebilir. sen.av.tr'deki makalede de bu yönde bir eleştiri getirilmektedir. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun olayları hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmamakla birlikte, başvurusunda dayandığı maddi vakıaları ve ileri sürdüğü hakları dikkate almalıdır. Anayasa m. 40/1, 'Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir' diyerek AİHS m. 13'teki 'etkili başvuru hakkını' dolaylı olarak güvence altına almaktadır. Başvurucunun, şikayetinin etkisiz kaldığını ve hak arama hürriyetinin kısıtlandığını ileri sürerek m. 40'a dayanması, aslında 'etkili başvuru hakkının' ihlali iddiasıdır. AYM'nin bu iddiayı hiç değerlendirmeyip, başvuruyu sadece daha dar kapsamlı yorumladığı 'adil yargılanma hakkı' (m. 36) çerçevesinde inceleyerek konu bakımından yetkisizlik kararı vermesi, başvurunun özünü göz ardı ettiği ve etkili başvuru hakkı yönünden bir inceleme yapmaktan imtina ettiği şeklinde eleştirilebilir.