Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle kamu görevine (sürekli işçi kadrosuna) atanmayan bir kişinin açtığı iptal davasında, idarenin mahkemeye sunduğu ve atamaya engel teşkil eden 'gizli' ibareli bilgi ve belgelerin davacı ile paylaşılmaması, adil yargılanma hakkının hangi ilkelerini ihlal eder? Anayasa Mahkemesi'nin Gökhan İşçimen ve Diğerleri (B. No: 2019/27140) kararındaki gerekçeleri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148217

Bu durum, Anayasa m. 36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini ihlal eder. Anayasa Mahkemesi, Gökhan İşçimen ve Diğerleri kararında (benzer şekilde Rıdvan Batur ve Bünyamin Uçar kararlarında da) bu konuyu ele almıştır. Gerekçeleri şunlardır: 1) Silahların Eşitliği: İdare, davaya dayanak olan delillere (güvenlik soruşturması raporu) sahipken, davacının bu delillerin içeriğini bilmemesi, onu idare karşısında usuli olarak daha zayıf bir konuma düşürür. 2) Çelişmeli Yargılama: Bu ilke, tarafların dosyaya sunulan tüm delil ve görüşlerden haberdar olma ve bunlara karşı kendi argümanlarını sunabilme imkanını gerektirir. Davacı, aleyhindeki iddiaların ne olduğunu bilmeden, bu iddialara karşı etkili bir savunma yapamaz ve itirazda bulunamaz. AYM, kamu güvenliği gibi nedenlerle belgelerin gizlenmesinin istisnai olarak mümkün olabileceğini, ancak bu durumda bile davacının savunma hakkındaki kısıtlamayı telafi edecek 'karşıt-dengeleyici imkanların' (örneğin belgenin içeriği hakkında özet bilgi verilmesi, belirli kısımların karartılarak gösterilmesi vb.) sağlanması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olaylarda bu tür dengeleyici mekanizmaların da kullanılmaması, ihlalin temel nedenidir.