Bir tıbbi malpraktis (hekim hatası) davasında, bilirkişi raporu hastada oluşan hasarın (örneğin düşük ayak) yapılan enjeksiyona bağlı olduğunu tespit etmiş, ancak hekimin veya personelin bunda bir 'kusuru' olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapmamıştır. Böyle bir rapor, tazminata hükmedilmesi için yeterli midir? Mahkemenin ne yapması gerekir? (Yargıtay HGK, 2017/1981 E. 2021/960 K. Sayılı Karar)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148099

Hayır, böyle bir rapor hüküm kurmak için yeterli değildir. Tıbbi malpraktis davalarında sorumluluğun doğması için sadece zarar ile tıbbi müdahale arasında nedensellik (illiyet) bağının kurulması yetmez; aynı zamanda hekimin veya sağlık personelinin tıp biliminin standartlarına ve özen yükümlülüğüne aykırı, kusurlu bir davranışının da (bilgisizlik, deneyimsizlik, ilgisizlik vb.) ispatlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1981 E., 2021/960 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sadece hasarın enjeksiyondan kaynaklandığını belirten, ancak bu olayda tıbbi personelin sorumluluğunu gerektirir bir kusurun bulunup bulunmadığını, yapılan işlemin tıp kurallarına uygun olup olmadığını tartışmayan bir rapor eksiktir ve hükme esas alınamaz. Mahkemenin bu durumda, tıp fakültelerinin ilgili anabilim dallarından veya Adli Tıp Kurumu'ndan, olayın oluş şekli, uygulanan tıbbi müdahalenin standartlara uygunluğu ve personelin bir kusuru olup olmadığı hususlarını net bir şekilde irdeleyen, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alması ve sonuca göre karar vermesi gerekir.