Sadece TCK m. 220 kapsamında 'silahlı örgüt üyeliği' suçlamasıyla, başka bir eylemsel (faaliyet) suç isnadı olmaksızın yakalanan bir şüphelinin gözaltı süresi, bireysel suçlara göre mi (24 saat) yoksa toplu suçlara göre mi (4 gün) hesaplanmalıdır? Konuyla ilgili iki farklı görüşü ve gerekçelerini açıklayınız.
Bu konu tartışmalıdır ve iki farklı görüş bulunmaktadır: 1) Toplu Suç Kabul Eden Görüş (Yaygın Uygulama): Bu görüşe göre, suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma suçları (TCK m. 220), doğası gereği ve kanuni tanım itibarıyla (en az üç kişi) toplu bir suçtur. Bu nedenle, şüpheliye başka bir faaliyet suçu isnat edilmese dahi, sadece örgüt üyeliği suçlamasıyla yakalanan kişi için CMK m. 91/3'teki toplu suçlara ilişkin 4 günlük azami gözaltı süresi uygulanmalıdır. Bu görüşün gerekçesi, örgütlü yapıların karmaşıklığı, delil toplamanın güçlüğü ve örgütün bütünüyle çözülmesine yönelik sorgulama ihtiyacıdır. 2) Bireysel Suç Kabul Eden Görüş (Lehe Yorum): Bu görüş ise kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını daha ön planda tutar. Eğer şüpheli, örgütün toplu olarak işlediği iddia edilen somut bir eyleme katılmamışsa, sadece 'üyelik' gibi soyut bir suçlamayla ve bireysel olarak yakalanmışsa, fiilen ortada toplu işlenen bir suç eylemi yoktur. Bu durumda, suçun niteliği toplu olsa da, gözaltına alınma anının bireyselliği nedeniyle CMK m. 91/1'deki 24 saatlik bireysel suç gözaltı süresinin uygulanması gerektiğini savunur. Bu yorum, kişi hürriyetine müdahaleyi en alt düzeyde tutmayı amaçlar. (sen.av.tr/tr/makale/toplu-suclarda-gozalti-suresi-orgute-mensubiyette-sure-ve-kolluk-gozaltisi)