Bir mahkeme kararının kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki bulunması, örneğin kısa kararda 'davanın kabulüne' denilirken, gerekçeli kararda davanın reddedilmesi gerektiğine yönelik tespitler yapılması, hukuki açıdan nasıl bir sonuç doğurur? Bu durum hangi temel yargılama ilkesine aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148085

Kısa karar (hüküm özeti) ile gerekçeli karar arasında çelişki olması, HMK m. 297 ve m. 298/2'ye aykırılık teşkil eder ve mutlak bir bozma nedenidir. HMK m. 298/2'de 'Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz' hükmü yer almaktadır. Bu durum, öncelikle 'yargılamanın açıklığı' ve 'hukuki belirlilik' ilkelerine aykırıdır. Taraflar, duruşmada tefhim edilen kısa karara göre hukuki durumlarını belirlerler. Sonradan yazılan gerekçeli kararın bu kısa kararla çelişmesi, mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsar ve ciddi bir hukuki belirsizlik yaratır. Yargıtay, bu tür çelişkileri (örneğin Yargıtay 11. HD, E: 2014/296, K: 2014/12699) re'sen bozma sebebi olarak kabul etmektedir. Hüküm, gerekçesiyle bir bütün olmalı ve kendi içinde tutarlı olmalıdır.