HMK m. 295 uyarınca 'hükmün müzakeresi' ilkesi nedir ve bu ilkenin temel unsurları nelerdir? Yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği duruşmada hazır bulunan bir hâkimin, hükmün müzakeresi sırasında bulunmaması halinde nasıl bir yol izlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148084

HMK m. 295'te düzenlenen 'hükmün müzakeresi' ilkesi, bir davada hükmün nasıl oluşturulacağını düzenler. Temel unsurları şunlardır: 1) Gizlilik: Hüküm, hâkimler arasında gizli bir müzakere (görüşme) ile hazırlanır. Bu, hâkimlerin dış etkilerden uzak, serbestçe kanaat oluşturmalarını sağlar. 2) Aleniyet: Müzakere gizli olsa da, hazırlanan hüküm 'alenen tefhim olunur' (halka açık duruşmada okunur). 3) Müzakereye Katılacak Hâkimler: Hükmü, yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği son duruşmada (tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamanın yapıldığı duruşma) hazır bulunan hâkim veya hâkimler verir. Bu hâkimlerin tamamı hazır bulunmadıkça hüküm hakkında görüşme yapılamaz. Eğer hükmün müzakeresi sırasında, son duruşmada bulunan hâkimlerden biri (örneğin tayin, hastalık vb. nedenle) bulunmuyorsa, HMK m. 295/3 devreye girer. Bu durumda, gerekli görüldüğü takdirde, yeni heyet tarafların sözlü açıklamalarını tekrar dinledikten sonra müzakere eder ve hükmü verir. Bu, 'doğrudanlık' (neminem laedere) ilkesinin bir yansımasıdır.