Bir hastanede müdür yardımcısı olarak görev yapan kamu görevlisi, hastanede gerçekleşen bir hırsızlık olayını teknisyenlerin tuttuğu tutanakla öğrenmiş, ancak durumu adli makamlara bildirmemiştir. Bu olayda, suçu bildirme yükümlülüğünün hastane başhekiminde olduğu savunulabilir mi? TCK m. 279 açısından sorumluluk nasıl belirlenir? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/6568 K. sayılı kararını referans alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #148078

Evet, bu savunma yapılabilir ve somut olayın koşullarına göre geçerli olabilir. TCK m. 279, kamu görevlisinin 'göreviyle bağlantılı olarak' öğrendiği suçu bildirmemesini cezalandırır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/3274 E., 2014/6568 K. sayılı kararında, bu tür durumlarda kurum içi düzenlemelerin ve hiyerarşik yapının önemine dikkat çekilmiştir. Karara konu olayda, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği uyarınca kuruma ait bütün işlerde muhatap ve haberleşmeye yetkili tek merciin 'baştabip' olduğu belirtilmiştir. Hırsızlık olayından başhekimin de haberdar olduğu durumda, suçu adli makamlara bildirme görevinin asli olarak başhekime ait olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, hiyerarşik olarak daha alt konumda olan hastane müdürü ve müdür yardımcısının, en üst yetkili amir olan başhekimin suçu öğrenmiş olması karşısında, ayrıca bir bildirim yükümlülüğü ve dolayısıyla TCK m. 279 kapsamında cezai sorumluluğu doğmayacaktır. Sorumluluk, suçu öğrenip bildirmeyen en üst yetkili kamu görevlisinde kalmaktadır.