İlamsız icra takibinde borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı 'imzaya itiraz' ve 'borca itiraz' olmak üzere iki temel şekilde itirazda bulunabilir. Bu iki itiraz türü arasındaki temel farklar nelerdir ve borçlunun bu itirazları nasıl ileri sürmesi gerekir?
İmzaya itiraz ve borca itiraz arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Dayanak Belge: İmzaya itiraz, yalnızca takibin dayanağı bir adi senet ise (bono, çek, adi yazılı sözleşme vb.) söz konusu olabilir. Takip bir senede dayanmıyorsa veya resmi senet (noter senedi vb.) ise imzaya itiraz edilemez. Borca itiraz ise takibin dayanağı ne olursa olsun (hatta senet olmasa bile) yapılabilir. 2) İleri Sürülüş Şekli: İmzaya itirazın, İİK m. 62 uyarınca 'ayrıca ve açıkça' belirtilmesi zorunludur. Borçlunun 'imza bana ait değildir', 'imzayı inkar ediyorum' gibi net ifadeler kullanması gerekir. Aksi halde, takibe konu senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borca itirazda ise sebep bildirme zorunluluğu yoktur; 'borca itiraz ediyorum' demek yeterlidir. Ancak sebep bildirilmemesi, itirazın kaldırılması aşamasında borçlunun savunma imkanını daraltır. 3) Sonuçları: İmzaya itiraz edildiğinde alacaklı, icra mahkemesinde 'itirazın geçici kaldırılması' talep edebilir. Borca itiraz edildiğinde ise alacaklı, belgenin niteliğine göre 'itirazın kesin kaldırılması' veya mahkemede 'itirazın iptali davası' açar.