Miras bırakan, sağlığında taşınmazını kızına satış göstermek suretiyle devretmiştir. Oğlu tarafından açılan muris muvazaası davasında, dinlenen tanıklar murisin oğluyla arasının 'iyi olduğunu' beyan etmişlerdir. Bu beyan, muvazaa iddiasının ispatı açısından nasıl bir etki yaratır? (Yargıtay HGK, K: 2023/260)
Bu beyan, muvazaa iddiasını zayıflatan önemli bir delildir. Muris muvazaası davalarının temelinde, miras bırakanın 'mirasçıdan mal kaçırma amacı' yatar. Eğer davacı mirasçı (oğul), miras bırakanın kendisiyle arasının iyi olduğunu ve aralarında mal kaçırmayı gerektirecek bir husumet bulunmadığını kabul eden veya bu yönde ifade veren tanıklar sunmuşsa, murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ispatlaması zorlaşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2021/1005, K: 2023/260 sayılı kararında da davacı tanıklarının murisin davacı oğlu ile arasının iyi olduğunu beyan etmeleri, 'murisin davacı oğlundan mal kaçırmasını gerektirir bir durumun varlığının ispat edilemediği' şeklinde değerlendirilmiş ve bu durum davacının iddiasını zayıflatan bir unsur olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin, murisin mal kaçırma kastını ortaya koyan başka somut deliller (satışa ihtiyacı olmaması, bedeller arası fahiş fark, davalının alım gücünün olmaması vb.) bulamaması halinde, bu tür bir tanık beyanı davanın reddine yol açabilir.