Bir muris muvazaası davasında, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş bir fark olması, tek başına muvazaanın kanıtı olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2020/4738 K. sayılı bozma kararındaki yaklaşım nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147984

Hayır, tek başına yeterli bir kanıt olarak kabul edilemez. Bedeller arasındaki fark, muris muvazaasının varlığını gösteren önemli bir karine ve güçlü bir emare olmakla birlikte, tek başına işlemin muvazaalı olduğunu ispatlamak için yeterli değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E: 2019/4426, K: 2020/4738 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'bedeller arasındaki fark da tek başına muvazaanın kanıtı değildir.' Mahkemenin, bu karineyi diğer deliller ve olgularla (murisin satma ihtiyacı, davalının alım gücü, taraflar arasındaki ilişki, tanık beyanları vb.) birlikte değerlendirmesi gerekir. Örneğin, murisin gerçekten paraya ihtiyacı varsa veya devrettiği kişiye karşı bir minnet borcu gibi makul bir sebebi varsa, düşük bedelle satış yapması muvazaa olarak yorumlanmayabilir. Bu nedenle, bedeller arasındaki fark, diğer delillerle desteklendiğinde anlam kazanır.