Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem dolandırıcılık (TCK m.158) hem de bedelsiz senedi kullanma (TCK m.156) suçlarını oluşturduğu iddia edilmektedir. Örneğin, sanık hile ile aldığı bir senedin bedelini tahsil ettikten sonra, aynı senedi tekrar icraya koymuştur. Bu durumda hangi suçtan hüküm kurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147311

Bu durumda 'bedelsiz senedi kullanma' (TCK m.156) suçundan hüküm kurulmalıdır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/2097 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın eylemi, bedeli ödenmiş bir senedi haksız yere kullanmak olduğu için, bu fiili özel olarak düzenleyen TCK m.156'nın uygulanması gerekir. Bedelsiz senedi kullanma suçu, dolandırıcılık suçuna göre daha özel bir norm (lex specialis) niteliğindedir. Dolandırıcılık, genel bir hileli davranışla yarar sağlama suçudur. Bedelsiz senedi kullanma ise bu hileli davranışın 'bedeli ödenmiş bir senedi kullanma' şeklinde gerçekleşen çok özel bir halidir. 'Özel normun önceliği' ilkesi gereği, olaya daha özel olan TCK m.156'nın uygulanması, genel nitelikteki dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmaması gerekir. Mahkemenin dolandırıcılıktan hüküm kurması, suçun hukuki vasfında hataya düşüldüğü anlamına gelir ve bir bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-156-bedelsiz-senedi-kullanma.html)