Bir avukat, sosyal güvenlik kurumundaki emeklilik işlemlerini takip edeceğini söyleyerek, avukat olmadığı halde bir kişiden 'avukat vekaletnamesi' almıştır. Bu eylem TCK açısından hangi suçları oluşturabilir ve bu suçlar arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu eylem, TCK açısından birden fazla suçu oluşturabilir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/4242 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu olayda: 1) Dolandırıcılık (TCK m.157): Sanığın, kendisini avukat olarak tanıtarak hileli davranışlarla kişiyi aldatıp, işlem yapma vaadiyle para alması dolandırıcılık suçunu oluşturur. 2) Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi (TCK m.262): Avukatlık bir kamu hizmeti olduğundan, avukat olmadığı halde avukat gibi hareket ederek 'vekaletname' alması, bu suçu oluşturur. Bu suçlar arasındaki ilişki 'gerçek içtima'dır. Yani, failin tek bir fiili, kanunun birden fazla farklı hükmünü ihlal etmektedir. Ancak burada eylemler farklıdır; hile ile para almak dolandırıcılığı, vekaletname almak ise kamu görevinin usulsüz üstlenilmesini oluşturur. Bu nedenle, failin her iki suçtan da (hem dolandırıcılık hem de kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi) ayrı ayrı cezalandırılması gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html)