Bir sanık hakkında, soruşturma evresinde usulüne uygun şekilde CMK m. 146 uyarınca 'zorla getirme' kararı verilmesi talep edilmiştir. Sulh Ceza Hakimi, bu yetkinin Cumhuriyet Savcısında olduğu gerekçesiyle talebi reddedebilir mi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2006/15110 K. sayılı kararı bu konudaki yetki tartışmasını nasıl çözmüştür?
Hayır, Sulh Ceza Hakimi bu gerekçeyle talebi reddedemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2006/15110 K. sayılı kararı, bu konudaki yetki tartışmasını net bir şekilde çözmüştür. Karara göre, 5271 sayılı CMK, mülga CMUK'tan farklı olarak, Cumhuriyet Savcısına genel bir zorla getirme kararı verme yetkisi tanımamıştır. Zorla getirme, kısa süreli de olsa kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir tedbir olduğu için kural olarak 'hakim kararı' gerektirir. CMK m.146, zorla getirme nedenleri yönünden yakalama emri hükümlerine (CMK m.98) atıf yapmaktadır. Yakalama emrini düzenleme yetkisi de Sulh Ceza Hakimine aittir. Dolayısıyla, çağrıya uymayan şüphelinin ifadesinin alınabilmesi için Cumhuriyet Savcısının, Sulh Ceza Hakiminden zorla getirme kararı (veya yakalama emri) verilmesini istemesi yasal bir uygulamadır. Hakimin, 'bu yetki savcıdadır' diyerek talebi reddetmesi, hem CMK'nın sistematiğine hem de kişi özgürlüğüne ilişkin anayasal güvencelere aykırıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-98-yakalama-emri-ve-nedenleri.html, CMK m.146, CMK m.98)