Yargıtay, bir sanığın yağma suçundan TCK m.150/2 (değer azlığı) indiriminden yararlanabilmesi için 'daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması' kriterini aramaktadır. Bu kriter, kanunun lafzında açıkça yer almamasına rağmen, Yargıtay tarafından hangi hukuki ilkelere dayanılarak geliştirilmiştir?
Yargıtay'ın bu kriteri, kanunun lafzında olmasa da, kanunun ruhundan ve ceza hukukunun temel ilkelerinden yola çıkarak geliştirilmiş bir yorumdur. Bu yorumun dayandığı ilkeler şunlardır: 1) Kanun Koyucunun Amacı (Amaçsal Yorum): Yargıtay, kanun koyucunun bu indirimi getirirken, büyük bir haksızlık potansiyeli taşıyan yağma suçunda, sadece anlık ve küçük bir ihtiyacını gidermek için hareket eden, büyük bir menfaat peşinde olmayan failin durumunu ayırt etmek istediğini kabul etmektedir. 2) Orantılılık İlkesi (TCK m.3): Eylemin haksızlık içeriği ile verilecek ceza arasında bir oran olması gerekir. Failin kastı, mağdurun tüm malvarlığını hedefliyorsa, tesadüfen az bir şey alması fiilin haksızlığını azaltmaz. Kastı sadece az bir şeyi almaksa, haksızlık içeriği daha düşüktür ve cezanın da buna göre indirilmesi orantılılık ilkesine uygundur. 3) Takdir Hakkının Gerekçelendirilmesi: Hâkimin takdir hakkını keyfi kullanmasını önlemek için, bu hakkın hangi somut olgulara dayanılarak kullanılacağını gösteren objektif kriterler geliştirme ihtiyacı. Bu kriter, failin kastını ve fiilin vahametini ölçmede bir araç olarak kullanılmaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/yagma-sucu-malin-degerinin-azligi-yargitay-karari.html)