Bir idari işlemin sebep unsurunun sonradan ortadan kalkması, bu işleme karşı açılan bir davada nasıl bir sonuç doğurur? Güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına dayanılarak bir öğrencinin okuldan ilişiğinin kesilmesi, ancak sonrasında bu mahkumiyet kararının Yargıtay'ca bozulup davanın düşmesine karar verilmesi örneğini Danıştay 8. Dairesi'nin 2021/3751 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147272

Bir idari işlemin hukuka uygun olabilmesi için, işlemin tesis edildiği anda dayandığı sebep unsurunun hukuka uygun olması gerekir. Eğer bu sebep unsuru sonradan ortadan kalkarsa, idari işlem de dayanaksız kalarak hukuka aykırı hale gelir. Danıştay 8. Dairesi'nin 2021/3751 K. sayılı kararındaki örnekte, öğrencinin ilişiğinin kesilmesi işleminin tek 'sebep' unsuru, kesinleşmiş mahkumiyet kararıdır. Yargıtay'ın bu mahkumiyet kararını bozarak davayı zamanaşımından düşürmesiyle birlikte, ilişiğin kesilmesi işleminin dayandığı sebep hukuken ortadan kalkmıştır. Bu durumda, dava konusu işlem sebep unsuru yönünden sakatlanır. İdare mahkemesi, bu yeni hukuki durumu dikkate alarak, artık hukuki bir dayanağı kalmayan ilişik kesme işlemini iptal etmelidir. İşlemin yapıldığı tarihte hukuka uygun olması, sonradan dayanaksız kalması karşısında bir önem taşımaz. İdare, oluşan bu yeni hukuki duruma göre kişi hakkında yeniden bir değerlendirme yapmak zorundadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-51-madde-iyuk/)