Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2016/6430 sayılı kararında, sanığın birden çok mazeret dilekçesi sunarak yargılamayı uzatmaya çalıştığı kabul edilmiştir. Bir sanığın bu şekilde davranmasının altında yatan sebep ne olabilir ve mahkeme bu durumda nasıl bir tavır almalıdır?
Bir sanığın sürekli mazeret dilekçeleri sunarak yargılamayı uzatmaya çalışmasının altında yatan en temel sebep, genellikle atılı suçun 'dava zamanaşımı' süresini doldurarak ceza almaktan kurtulma amacıdır. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, sanığın bu eylemleri 'yargılamayı uzatarak sürüncemede bırakmak ve atılı suçların zamanaşımına uğramasını sağlamak' amacını taşımaktadır. Mahkeme bu durumda, sanığın sunduğu mazeretlerin geçerli ve inandırıcı olup olmadığını dikkatle değerlendirmelidir. Eğer mazeretlerin yargılamayı uzatma amacı taşıdığına kanaat getirirse, mazeret taleplerini reddederek yargılamaya devam edebilir. Hatta, sanığın duruşmaya gelmesini sağlamak için hakkında zorla getirme kararı veya yakalama emri (CMK m.199) düzenleyebilir. Mahkemenin, adil yargılanma hakkını ihlal etmeden, davanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesi gereği bu tür kötü niyetli girişimlere karşı tedbir alması gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-98-yakalama-emri-ve-nedenleri.html, CMK m.98)